KPSS Eğitim Bilimleri Deneme Sınavı – Çözümlü 2

24 Haziran 2014 tarihinde tarafından eklendi.

21)Fatih Projesi, eğitim ve öğretimde fırsat ve imkân eşit­liğini sağlamak ve okullarımızdaki teknoloji olanaklarını artırarak bilişim teknolojileri araçlarının etkin katılım il­kesi kapsamında okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki tüm okullarda LCD panel, etkileşimli tahta ve internet ağ altyapısı aracılığıyla yapılacaktır.

Bu özelliklere sahip bir projeden yararlanılmasının temel gerekçesi olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

A) Yaşam boyu öğrenme ilkelerinden yararlanmak
B) Öğrencilerin e-öğrenme yoluyla gelişimlerine katkı sağlamak
C) İnterneti olumlu öğrenme ortamı olarak kullanmak
D) Bilgideki hızlı değişimi etkili bir yolla takip etmek
E) Öğretmenlere hizmet içi eğitim sunmak

Çözüm:Eğitimde fırsatları artırma ve teknolojik iyileştirme hareketi olan Fatih Projesi, öğren­ci merkezli öğretim programlarının bilişim teknolojilerinin etkin kullanımını hedefle­yen bir uygulamadır. Bu kapsamda eğilim faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde yürümesi ve daha geniş alanlara yayılması için bili­şim teknolojileri olanaklarının kullanılma­sına imkân sağlanmalıdır. Dolayısıyla bu proje kapsamında öğrencilerin bilgideki hızlı değişime duyarsız kalmaları önlene­cek, bilgiye istenen zaman ve mekânda ulaşılmasına imkân verilerek yaşam boyu öğrenme merkezleri oluşturulacak, onların elektronik öğrenme süreçlerinden yararla­ narak gelişim göstermeleri sağlanmış ola­caktır. Bu projeden yararlanılmasının temel nedenleri arasında öğretmenlere hizmet içi eğilim sunmak yer almaz. Projenin amacı­na ulaşması için öğretmenlere hizmet içi eğitim sunulur. Bu amaç değil, araçtır.Cevap E

yatay

22)İnsanlar; okuduklarının %10’unu, duyduklarının 20’sini,gördüklerinin %30’unu, görüp duyduklarının %50’sini,söyleyip yazdıklarının %70’ini ve yapıp söylediklerinin %90’ını hatırlarlar.Buna göre aşağıdaki öğretim materyallerinden han­gisinin kullanıldığı bir öğrenme sürecinde bilgilerin hatırlanma düzeyinin daha fazla olacağı söylenebi­lir?

A) Manyetik pano
B) Akıllı tahta
C) Etkileşimli video
D) Bilgisayar
E) Ders kitabı

Çözüm: Öncülde verilen bilgilerde, hangi duyu or­ganıyla gerçekleştirilen öğrenmenin ne dü­zeyde kalıcı olduğundan bahsedilmekledir.Bu bilgiler dâhilinde seçeneklerde yer alan öğretim araçları incelendiğinde, bilgisayar­ olacağı söylenebilir. Bilgisayarlar öğrenme sürecinde görsel ve işitsel unsurların etkili bir şekilde kullanılmasına İmkân verirler.Öğrencilere çeşitli etkinlik ve uygulama­lar sunarak onların sürece katılıp yaparak yaşayarak öğrenmeler gerçekleştirmeleri­ne katkı sağlarlar. Dolayısıyla seçenekler arasında yer alan öğretim teknolojilerinden bilgisayarların öğrencilere yaparak yaşa­yarak öğrenmeler sunmasından dolayı di­ğer seçeneklerde yer alan öğretim teknolo­jilerinden daha kalıcı öğrenmeler sunacağı görülmektedir.
Cevap D

yatay

23) Aşağıdakilerden hangisi öğrenme – öğretme ortam­larında kullanılacak sunumlar hazırlanırken dikkat edilmesi gerekenlerden biri değildir?

A) Tüm slaytlarda aynı yazı karakteri kullanılmalıdır.
B) Aynı sayfada çok sayıda bilgiye yer verilerek anla­tım desteklenmelidir.
C) Paragraflar bölünmeden aynı ekranda bitirilmelidir.
D) Bir slaytta beş ile sekiz satır arasında yazı olmalıdır.
E) Zemin rengi, okunaklığa katkı sağlayacak nitelikte olmalıdır.

Çözüm: Öğrenme ortamlarında kullanılan sunumla­rın öğrenme sürecine etkili bir şekilde katkı sağlaması ve verimli bir öğrenme sürecine yönelik etkisinin olması için bu sunumların hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Sunumlar hazırlanır­ken:

  • El yazısı yerine basılı metin kullanılma­lıdır.
  • Harflerin tümü büyük veya italik yazı ka­rakterinde olmamalıdır..Vurgulanması islenen noktalar için ita­lik, alt çizgi, farklı renk, yanıp sönme vb.dikkat çekici özelliklere yer verilmelidir.
  • Tüm slaytlarda aynı yazı karakteri kul­lanılmalıdır.
  • Paragraflar, ekranda kolaylıkla görüle­bilecek ve okunabilecek bir biçimde yer almış olmalıdır.
  • Cümlelerin, anlamlı bir biçimde mümkün olduğunca kısa tutulmuş olmasına özen gösterilmelidir.
  • Anlamı bozmaması için, kelimeler satır sonlarında bölünmemelidir.
  • Paragraflar bölünmeden aynı ekranda bitirilmelidir.
  • Bir slaytla beş ile sekiz satır arasında yazı olmalıdır.
  • Aynı ekranda, çok sayıda dikkat çekici özelliklerin kullanılmasından kaçınılma­lıdır.
  • Zemin rengi, okunaklığa katkı sağlaya­cak nitelikle olmalıdır.

Bu bilgiler doğrultusunda seçenekler ince­lendiğinde B seçeneğinde yer atan uygu­lamanın, sunumların sahip olması gereken özelliklerden biri olduğu söylenemez. Cevap B

yatay

24) Öğrenci ilgilerine ve öğrenme düzeylerine göre içe­rikte değişikliklerin yapıldığı bir öğrenme sürecinde öğrencilerin biliş üstü düşünme becerileri, akademik başarı puanları ve öz yeterlik algılarının erişi puanına odaklanılmış ve öğrencilerde olumlu yönde değişmeler gözlenmiştir. Her bireye başarılı olma fırsatı yaratmak için problem çözme ve öz düzenleme gibi temel bece­rilerin değişime açık bir biçimde uygulanmasına olanak yaratılmıştır.Bunun için öğrencilerin eş zamanlı ve eş zamanlı olmayan öğretim aktivitelerine web tabanlı öğ­renme ortamlarıyla bağlanmaları da sağlanmıştır.

Bu öğrenme süreci için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Farklılaştırılmış öğretim tasarımından yararianılmıştır.
B) Herkesin her şeyi öğrenebileceği dikkate alınarak çalışmalar planlanmıştır.
C) öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini geliştirmeye yöneliktir.
D) Öğrenme aktivitelerinin mekândan bağımsız hâle getirilmeye çalışılmıştır.
E) Öğrenci ihtiyaçları merkeze alınarak işlevsel bir öğ­retim uygulaması yürütülmeye çalışılmıştır.

Çözüm: Farklılaştırılmış öğretim; öğrencilerin ön bilgi , ilgi, öğrenme sitillerini gibi farklılıklarını kabul eden, bu özelliklere uygun tasarımlar geliştirerek her bireye başarılı olma fırsatı tanıyan ve geliştirmeyi amaçlayan bir öğ­renme tasarımıdır. Bu bilgiler doğrultusun­da öncülde verilen bilgiler incelendiğin de söz konusu uygulamada farklılaştırılmış öğretim yaklaşımına uygun olarak öğren­cilerin farklılıklarının dikkate alındığı ve bu doğrultuda bir içerik oluşturulduğu gö­rülmektedir. Oluşturulan içeriğin de uzak­tan eğitim anlayışı doğrultusunda web tabanlı olarak öğrencilerle buluşturulduğu görülmektedir. Tüm bu bilgiler dâhilinde seçenekler analiz edildiğinde söz konusu öğrenme sürecinde herkesin her şeyi öğ­renebileceği dikkate alınarak çalışmalar planlandığı söylenemez. Zira böyle bir uy­gulama öğrencilerin bireysel farklılıklarını temel alan farklılaştırılmış öğretim anlayı­şına da uygun olmayacaktır. Cevap B

yatay

25) Sınıfta oluşan disiplin sorunlarına karşı uygun tepkiler sunan ancak hedeflere dayalı istendik davranışlara pekiştireç sunmayan öğretmenlerin, daha sonraki süreç­lerde sınıflarında kural dışı davranışların arttığını göz­lemledikleri saptanmıştır.

Bu durumun aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirilebileceği söylenemez?

A) Hangi davranışın istendik olduğunun öğrenciler ta­rafından bilinmemesi
B) Bazı öğrencilerin Öğretmenin kendileriyle ilgilenil­mesini istemeleri
C) istenmeyene odaklan ildiği için bu davranışlara veri­len tepkinin pekişmiş olması
D) Öğrencilerin istenilen davranışları sergileyebilecek yeterlikte olamamaları
E) Kural dışı davranışların öğrenciler arasında olumlu algılanması

Çözüm:Öğretmenlerin öğrenme – öğretme sü­recinde etkili bir sınıf yönetimi sergileyebilmeleri için sınıf ortamında işlenmeyen davranışlara karşı gerekli tepkileri verme­lerinin yanı sıra istenen yönde sergilenen davranışlara karşı da uygun pekiştireçler
sunmaları son derece önemlidir. Eğer sınıf ortamında sadece islenmeyen davranış­lara yönelik tepkiler sunulur fakat istenen davranışlara yönelik bir uygulama yapıl­mazsa süreç içerisinde öğrenciler isten­meyen davranışların öğretmenin dikkatini çektiğini düşünecekler ve bu düşünce on­ların sergiledikleri istenmeyen davranışla­rın pekişmesine neden olacaktır. Bu durum da öğrenciler arasında istenmeyen dav­ranışların yapılmasına yönelik bir algının oluşmasına zemin hazırlayacaktır. Diğer yandan öğrenci gerekli pekiştireci alamadı­ğı için hangi davranışının islenen yönde bir davranış olduğunun ayırdına varamayacaktır. Tüm bu bilgiler ışığında seçenekleri incelediğimizde A, B, C ve E seçeneklerin­ de yer alan ifadelerin bu durumda ortaya çıkabileceği söylenebilir. Fakat verilen bil­giler doğrultusunda öğrencilerin istenilen davranışları sergileyebilecek yeterlikte olamamaları gibi bir yorum yapılamaz. Cevap D

yatay

26)Öğrencilerin öğrenme özellikleri farklı olduğu için hızlı öğrenenlerin yanı sıra yavaş öğrenenler de vardır. Sınıfta öğrenme hızları yüksek ve düşük olan öğrenciler disiplin sorunları çıkarabilir.

Buna göre öğretmenlerin aşağıdakilerden özellikle hangisini dikkate alıp bu sınırlılığı gidererek sınıf yönetimini etkili kılacakları söylenebilir?

A) Farklı öğretim yöntem ve tekniğinden yararlanma
B) Öğretim etkinliklerini grupla öğretime dayalı kılma
C) Öğrencilerin anlık tutumlarına göre planlamayı değiştirme
D) Çabuk öğrenenleri öğrenme sürecinden soyutlama
E) Tüm öğrencilere uygun belli bir uygulamadan yarar­lanma

Çözüm:Sınıflar, farklı özellikteki öğrencilerin bir ara­ya gelmesiyle oluşan heterojen topluluklardır. Bu farklılık neticesinde öğrenme süreç­lerinde öğrenciler istenilen öğrenme ürünle­rine aynı hız ve zamanda ulaşamayacaklar­dır. Bundan dolayı sınıfın genelinden hızlıya da yavaş öğrenen öğrenciler gruptan kopacaklar ve bu kopma sonucunda ders dışı uygulamalarla ilgilenecek ve islenme­yen davranışlar sergileyebileceklerdir. Öğ­retmenlerin bu tarz durumlarla karşılaşma­maları için öğrenme sürecinde olabildiğince farklı yöntem ve tekniklerden yararlanarak sınıfın geneline uygun bir öğrenme ortamı oluşturmaları gerekmektedir. Bu şekilde gruptan hızlı ve yavaş öğrenen öğrencile­re uygun öğrenme yaşantılar sunulacak,onların öğrenme sürecinden kopmalar en­gellenerek bu durumun neden olacağı olası istenmeyen davranışların önüne geçilecek ve sınıf yönetimini etkili kılma adına olumlu bir etki sağlanmış olacaktır. Cevap A

yatay

27)

I.   Sınıfında problemle karşılaşan bir öğretmenin çö­züm için öncelikle yapması gereken, problemin ne­denini teşhis etmektir.
II.Sınıf yönetiminin temel işlevi iyi çalışma alışkanlığı­na sahip öğrencilerin haksızlığa uğramasını engel­lemektir.
III. Öğretmenler sınıf yönetimi liderliğini tutumları ve davranışları arasındaki tutarlılıkla yerine getirmeli­dirler.
IV. Öğretmenlerin sınıfta uyulması gereken kuralların belirlenmesi sürecinde öncelikle öğrenci önerilerini dikkate almaları gerekir.
V.  Öğretmen ve öğrenci arasındaki ortak yaşantılarını genişletmede öğrencilere öğüt vermenin önemli bir katkısı vardır.
VI. Amaçlara dönük kararlar dizisinin hazırlanması sı­rasında hangi davranışa hangi cezanın verileceği saptanmalıdır.

Sınıf yönetimini etkili kılmak isteyen bir Öğretmenin yukarıda sıralananlardan hangilerini göz önünde bu­lundurarak bu amacına ulaşabileceği söylenebilir?

A)I,II,III  B) I, III ve IV  C) II. IV ve V D) II. V ve VI  E)  III. V ve VI

Çözüm:Öğretmenlerin öğrenme süreçlerinde etkili bir sınıf yönetimi sergilemek için göz önün­de bulundurmaları gereken bazı noktalar vardır, öğretmenler, öncelikli olarak öğren­me sürecinin başında öğrenci Özelliklerini ve sınıfın fiziki yapısını iyi analiz etmeli­dirler. Sınıfın farklı özelliklerdeki bireylerin bir araya gelmesiyle oluşmuş bir bütün olduğunu ve bu bütünün düzen içinde bir arada bulunabilmesi için belirli kuralların oluşturulması gerektiğinin farkında olmalıdırlar. Bu kuralların oluşturulmasında da öğrencilerin bu kuralları içselleştirmeleri için onlara da söz hakkı vererek demok­ratik bir kural belirleme süreci oluşturmalıdırlar. Öğrenme sürecinde kendileri de bu kurallara uyum sağlamalı, söz ve dav­ranışları arasında tutarlılık göstermelidirler. Öğrenme sürecinde bir problemle karşılaş­tıklarında ilk iş olarak problemi tanımlamalıdırlar. Bu bilgiler doğrultusunda öncülde verilen maddeler incelendiğinde I, III veIV. maddelerde yer alan ifadelerin doğru olduğu söylenebilir. II, V ve VI. maddelerde
yer alan ifadelerin ise etkili sınıf yönetimi sağlamaya yönelik uygulamalar olduğu söylenemez. Cevap B

yatay

28) Öğrencilerinin gruba ait olma duygusunu geliştirmek is­teyen Kâtibe Öğretmen, sınıfında canlı bir öğrenme or­tamı oluşturmakta ve ortamın gerildiği anlarda espriler yaparak ortamı yumuşatmaktadır. Kuralların yaşanarak içselleştirilmesi için hedefe dayalı etkinlikleri, sınıfça belirlenen ilkeler doğrultusunda şekillendirmekte ve sı­nıfa sonradan gelen ve oryantasyona ihtiyaç duyan öğ­rencilerin diğer öğrencilerle etkileşim kurmasına imkân yaratmaya çabalamaktadır. Öğrencilerinin anlık hatalarını sözsüz iletilerle geçiştirerek istendik davranışların oluşmasına ortam yaratmaktadır. Bu sayede sınıfta hoşgörülü, demokratik ve uyumlu davranışların hüküm sürdüğü bir öğrenme iklimi oluşturmaktadır.

Kâtibe Öğretmen’in sınıf yönetimine ilişkin yürüt­tüğü işlemlerle ilgili olarak aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?

A) Etkileşimi artırmak için buzkıran tekniğinden yarar­lanmıştır.
B) Bazı istenmeyen davranışları görmezden gelmiştir.
C) İstendik davranışların yaygınlaşması için çaba har­camıştır.
D) Değer Öğretiminin sağlanmasına önem vermiştir,
E) İstenmeyen davranış sergileyenleri doğrudan uyar­mıştır.

Çözüm:Buzkıran, ılımlı ve demokratik bir öğrenme ortamı oluşturulmak istenen durumlarda ya da sınıfa çeşitli nedenlerle yeni katılan öğrencilerin gruba ait olma duygusunu ya­şamalarının amaçlandığında yararlanılan bir tekniktir. Bu teknik oluşturulan iletişim düzeninde merkezde yer alan kişinin ken­dini tanıtması ya da seçilen bir konuyla ilgili ılımlı görüşler bildirmesi şeklinde  uy­gulanabilir. Öğrencilere duyuşsal özellik­lerin kazandırılmasında etkili bir uygula­madır Söz konusu süreçte öğretmen de bu teknikten yararlanarak sınıfla olumlu bir öğrenme iklimi oluşturmuştur. Süreçte gerçekleştirdiği uygulamalarla öğrencile­rin istendik davranışlarına gerekli tepkileri vermiş, istenmeyen davranışlara karşı ise sözsüz uyarıcı lan kullanarak görmezden gelmiştir. Bu şekilde istenmeyen davranış­ları azaltmaya, islenen davranışları ise ar­tırmaya çalışmıştır. Öncülde verilen bilgiler incelenmeye devam edildiğinde öğretme­nin bu tekniklen yararlanarak öğrencilere istendik duyuşsal özellikler kazandırmaya çalıştığı görülmektedir. Ancak verilen bilgi­ler doğrultusunda öğretmenin istenmeyen davranış sergileyen öğrencilere karşı sözel yani doğrudan uyanlarda bulunduğu bilgi­sine ulaşılamaz. Cevap E

yatay

29) Cem Bey, ölçme ve değerlendirme dersinde öğrencileri­ni sözlü sınav yapmıştır. Bu sınavda sorduğu sorular ve Öğrencilerin verdikleri cevaplar aşağıdaki gibidir.

cembey

Yapılan konuşmalardaki ölçme düzeyleri göz önün­de bulundurulduğunda öğrencilerin vermiş olduğu numaralandırılmış cevaplardan hangisi ya da hangileri doğrudur?

A) Yalnız I       B) Yalnız III       C) I ve II        D) II ve III       E) I, II ve III

Çözüm:Nesnelerin ya da gözlenen değişkenlerin ölçülen özellik bakımından birbirlerine ben­zeyip benzememelerine göre gruplara ay­rıldığı ölçeklere “sınıflama ölçekleri” denir.Yani sınıflama ölçeklerinde yapılan işlem belli bir özellik yönünden benzeyenlerin aynı gruba dâhil edilmesidir. Bu ölçekler­de, kolaylık sağlanması açısından belli bir grubu belirtmek için, o gruba bir sayı veya sembol verilebilir. Eğer sayı veriliyorsa bu sayıların miktar belirtmedikleri, sadece grubu açıkladıkları, matematiksel bir değerlerinin olmadığı söylenebilir. Ölçülen özelliğe sahip oluş düzeyleri bakımından,nesnelerin ya da kişilerin büyüklük sıra­ sına konulduğu ölçek türlerine “sıralama ölçekleri” denir. Bu ölçekte nesnelere ve­rilen sayılar, nesnelerin belli bir özelliğe birbirlerine göre daha az ya da daha fazla sahip olduğunu gösterir fakat sadece sıra­ları gösteren sayılar oldukları için özellikler arasındaki farkın miktarını sayısal olarak yansıtmaz, özellikleri, gerçekte yokluğu hiçliği olmamayı ifade etmeyen bir sıfır
noktasına göre eşit birimler hâlinde bölmelenmiş ölçekler “eşit aralıklı ölçek” olarak tanımlanır. Bu ölçek türünde gerçek bir sıfır noktası bulunmadığından oranlama işlemi yapmak anlamsızdır. Bu bilgiler ışığında öğrencilerin verdikleri cevaplar incelendi­ğinde I ve II. cevapların doğru. III. cevabın yanlış olduğu söylenebilir. Cevap C

yatay

10. – 11. sorulan aşağıdaki bilgilere göre cevap­layınız.

Aşağıda, alt ve üst grupta toplam 200 kişinin bulunduğu bir sınıfa uygulanan matematik testinin 11. maddesine
ait seçenek dağılımları grafik şeklinde verilmiştir.  

 şekil

30. 

şekil2

Çözüm:

şekil3

      Cevap D

31) Bulunan güçlük ve ayırt edicilik indekslerine göre I. Testin yapı geçerliğine olumlu katkı sağlamaktadır. II. Oldukça kolay bir maddedir. III. Alt düzey bir beceri ölçmektedir.

Yargılarından hangisi ya da hangilerine ulaşılabilir?

A) Yalnızı      B) Yalnız II       C) I ve II      D ) Iv e III       E) II ve III

Çözüm:Bilinen güçlük (0,30) ve ayırt edicilik (0,50)indekslerine bakıldığında maddenin zor ve ayırt ediciliğinin çok iyi olduğu yorumu yapılabilir. Ayırt edicilik indeksleri 0,40 ve üzerindeki maddelerin ayırt edicilikleri çok iyidir. Bilen ve bilmeyen öğrencileri çok iyi ayırt etmiştir. Ayırt edicilik de testin yapı geçerliği ile ilişkilendirildiğinden bu mad­denin, testin yapı geçerliğine olumlu katkı sağladığı söylenebilir. 0,30 güçlük indeksi­ne sahip bir maddenin zor bir madde oldu­ğu söylenebilir. Maddenin ayırt edicilik ve güçlük indeksleri kullanılarak ne düzeyde bir beceri ölçtüğü yorumu yapılamaz. Bu yorumun yapılabilmesi için maddenin ölç­meye çalıştığı kazanım ve bu kazanımın bilişsel alanın hangi basamağına karşılık geldiği bilinmelidir. Bu bilgilere göre 1. yar­gıya ulaşılabilirken II ve III. yargıya ulaşı­lamaz. Cevap A

yatay

32) Ahmet Bey, öğrencilerine uygulamalı olarak toplama işlemini öğretmenin, onların toplama yapabilme bece­rilerine olan etkisini gözlemlemek istemiştir. Öncelik­le öğrencilerine sayı saymayı öğretnniştir. Daha sonra toplama işlemini öğretmek istemiştir. Bu amaçla sınıfını rastgele iki gruba ayırmıştır. 1. gruba toplama işlemini anlatmak için bazı uygulamaiar yapmıştır. Onlara kitap­lıktaki kitapları, sınıftaki öğrencileri, otoparktaki araba­ları saydırmıştır. 2. gruba ise toplama işleminin özellik­ lerini düz anlatım yoluyla vermiştir. Konunun bitiminde ise toplama işlemiyle ilgili yaptığı sınavda, uygulamalı olarak ders işlediği 1. grubun toplama yapabilme be­cerilerinin, 2. gruptaki öğrencilerin toplama yapabilme becerilerine göre daha fazla arttığını gözlemlemiştir.

Buna göre yapılan araştırmanın bağımlı değişkeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Düz anlatımla ders işlenmesi
B) Öğrencilerin toplama yapabilme becerileri
C) Uygulamalı olarak ders işlenmesi
D) 1 ve 2. gruptaki öğrenciler
E) Öğrencilerin sayı sayma becerileri

Çözüm:Yapılan bir araştırmada etkisi ya da etkili olup olmadığı incelenen değişkene bağım­sız değişken, bağımsız değişkene bağlı alarak değişip değişmediği incelenen so­nuç değişkenine ise bağımlı değişken adı verilir. Soru öncülü incelenecek olursa ya­pılan araştırmada-uygulamalı olarak topla­ma işlemi öğretiminin, öğrencilerin toplama yapabilme becerileri üzerinde etkisi olup olmadığının incelendiği görülür. Bu amaçla bir deney grubu, bir de kontrol grubu oluş­turulmuştur. Deney grubuna, öğrencilerin daha aktif olabilecekleri ve bilimsel süreç becerilerini geliştirebilecekleri nitelikle uy­gulamalı bir eğitim ortamı; kontrol grubuna ise tamamen klasik yollarla öğrencilerin pasif alıcı rolünde olduğu bir eğitim ortamı sunulmuştur. Derste kullanılan yöntem ya
da tekniğin öğrencilerin toplama yapabil­me becerileri üzerinde etkisi olup olmadığı araştırılmıştır. Bu durumda derste kullanı­lan yöntem ya da teknik bağımsız değiş­kendir. Öğrencilerin toplama yapabilme becerileri, bağımsız değişkenden etkilenip etkilenmediği incelendiğinden bu da ba­ğımlı değişkendir. Cevap B

yatay

33)Türkiye süper ligine her yıl bir alt ligden (1. ligden) en başarılı olan ilk 3 takım yükselmektedir. 2013-2014 se­zonunda 1. ligden süper lige yükselen bu 3 takım da süper ligde yeterli başarıyı gösterememiş ve 1. lige düş­müştür.

Verilen bilgi, bir testte bulunması gereken özellik­le ilişkilendirilirse, 2013-2014 sezonunda 1, İlgin aşağıdaki özelliklerinden hangisinin düşük olduğu söylenebilir?

A) Kapsam geçerliği   B) Kullanışlılık    C) Yapı geçerliği    D) Yordama geçerliği    E) Uygunluk geçerliği

Çözüm: Yordama, bilinenlerden yola çıkarak bi­limsel yönlemlerle bilinmeyenleri tahmin etmektir. Yordama geçerliği, eğer bireylerin test puanı, bireylerin ilerdeki bir perfor­mansını yordamak yani ilerde ne olacağı­na karar vermek amacıyla kullanılacaksa ya da ölçüt puanlan ilerdeki bir zamanda elde edilmek zorundaysa testin yordama geçerliğine bakılır. 1. ligde başarılı olan 3 takım da süper lige yükselmiştir. Yükselen bu 3 takımın da süper ligde yüksek başarı göstermesi beklenen bir durumdur ancak bu takımlar yüksek başan gösterememiş ve 1. lige düşmüşlerdir. Buradan, 1. ligin, üst lige yükselen 3 takımın gelecekteki ba­şarılarını tahmin edemediği sonucu çıka­rılabilir. Eğer gelecekteki başarılar tahmin edilememişse bu durumda da 2013-2014 sezonunda 1. ligin yordama geçerliğinin düşük olduğu söylenebilir.Cevap D

yatay

34) Aşağıdaki tabloda, bir sınıfa uygulanan beş testten alınan puanlar arasındaki korelasyon katsayıları verilmiştir.

şekil4

Tabloya göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Öğrencilerin en başarısız oldukları testler tarih ve fiziktir.
B) En düşük İlişki fizik ve Türkçe testleri arasındadır
C) Kimya ve Türkçe testleri çok farklı özellikleri ölç­mektedir.
D) Öğrencilerin tarih puanları arttıkça kimya puanları da artmaktadır.
E) En yüksek ilişki tarih ve Türkçe testleri arasındadır.

Çözüm: Korelasyon değerlerinden, değişkenler arasında var olduğu görülen ilişkinin yönü ve miktarı hakkında yorum yapılabilir. Ne­den – sonuç ilişkisi, en başarılı – en ba­şarısız olunan dersler, en ayırt edici test, hangi testten kaç puan alındığı hakkında korelasyon değerlerine bakılarak yorum yapılamaz. Buna göre seçenekler incele­necek olursa A seçeneğinde verilen ifade söylenemez. Bu seçenekte hangi testte öğrencilerin daha başarısız olduklarından bahsedilmiştir. Tabloya bakıldığında en düşük ilişki (0,10) matematik ve tarih test­leri arasındadır. En yüksek ilişki ise (0,90) matematik ve kimya testleri arasındadır.Korelasyon katsayısının negatif olması iliş­kinin düşük olduğunu değil, yalnızca ters yönde olduğunu gösterir. Korelasyon kat­sayısı 0,0’a yaklaştıkça ilişki azalır, +1,0’a ve -1 ,0 ‘a yaklaştıkça ilişki artar. Buna göre B ve E seçeneklerinde verilen ifadeler de söylenemez. D seçeneğinde verilen ifa­denin söylenebilmesi için tarih ve kimya testleri arasında pozitif yönlü yüksek bir korelasyon bulunmalıdır. Yani değişkenler­den biri artarken diğeri de artmalıdır. Fakat her iki ders arasındaki korelasyon katsayısına bakıldığında -0 ,80 olduğu görülür. Bu da ters yünlü yüksek bir ilişkidir. Yani tarih testi puanlan artarken kimya puanlan düşüş gösterecektir. Kimya ve Türkçe test­leri arasında negatif yüksek bir korelasyon vardır (-0,70). Bu korelasyon katsayısı bir değişken artarken diğerinin azaldığı anla­mına gelmektedir. Buradan kimya ve Türk­çe testleri birbirlerinden çok farklı özellikler ölçmektedir yorumu yapılabilir. Cevap C 

yatay

35) Buse Öğretmen, matematik dersinde öğrencilerin dö­nem sonu başarılarını belirlemek için onlara yazılı sınav uygulamak istemektedir. Bu amaçla dersinde işlediği konuları içeren kazanımları aşağıdaki tablodaki gibi belirlemiştir.

şekil5

Buna göre Buse Öğretmen, belirlediği kazanımlardan hangilerini yazılı sınavla yoklamaya çalışırsa en uygun olur?

A) I ve IV       B) I ve VI         C) I, II ve III        D) II, III ve VI             E) I. II, III ve V

Çözüm:Yazılı yoklamalar soruların öğrencilere ya­zılı olarak verildiği, öğrencilerin de soruları düşünüp yazarak cevapladıktan sınavlar­dır. Yazılı yoklamalarla öğrencilerin üst dü­zey bilişsel becerileri ölçülebilir. Bloom’un bilişsel alan sınıflamasına göre üst düzey beceriler analiz, sentez ve değerlendirme­dir. Buse Öğretmen’in, uygulayacağı yazılı sınavda üst düzey becerileri ölçmesi uygun olacaktır. 1. kazanımın değerlendirme, II ve III. kazanımlann uygulama, IV. kazanımın bilgi, V. kazanım kavrama ve VI. kazanımın analiz basamağında olduğu söylenebilir. Buna göre verilen kazanımlar incelendiğin­de I ve VI. kazanımlann üst düzey becerile­ri ölçtüğü, II, III, IV ve V. kazanımlann da alt düzey becerileri ölçtüğü söylenebilir. Tablo­daki kazanımlara göre Buse Öğretmen’in l ve VI, kazanımları yazılı sınavla yoklaması en uygun olacaktır. Cevap B

*16 ve 17 soruları aşağıdaki tabloya göre cevaplayınız.

Aşağıdaki tabloda, bir sınıfa uygulanan beş tesle ait aritmetik ortalama ve Burhan adlı bir öğrencinin bu test­lerden aldığı puanlar verilmiştir.

t

36) Tabloya göre Burhan’ın en başarılı ve en başarısız olduğu testler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?

u

Çözüm:Öğrencinin en başarılı ve en başarısız ol­duğu testin bulunabilmesi için, her bir test­ten aldığı z puanı hesaplanmalıdır,z puanı

üü

Bulunan z puanlarına göre z puanının en yüksek olduğu (+3) kimya testinde öğrenci­nin en başarılı olduğu, z puanının en düşük olduğu (-2) tarih testinde öğrencinin en ba­şarısız olduğu söylenebilir. Cevap C

yatay

37)Tabloya göre öğrencilerin aldıkları puanlar arasın­daki farklılaşmanın en fazla ve en az olduğu testler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?

r

Çözüm:Öğrenciler arasındaki farklılaşmanın en fazla ya da en az olduğu testin buluna­bilmesi için bağıl değişkenlik katsayıları hesaplanmalıdır. Bağıl değişkenlik katsa­yısı (V)

tttttttttttssssss
S: Standart sapma
X : Aritmetik ortalama
formülü kullanılarak hesaplanır. Buna göre her bir testin bağıl değişkenlik katsayısı he­saplanacak olursa

444
olarak bulunur. Bulunan bağıl değişkenlik katsayılarına göre bağıl değişkenlik katsa­yısının en yüksek olduğu (20) kimya tes­tinde öğrenciler arasındaki farklılaşmanın en fazla, bağıl değişkenlik katsayısının en düşük olduğu (5) tarih testinde öğrenciler arasındaki farklılaşmanın en az olduğu söylenebilir. Cevap A

yatay

38) Bir testte bulunan soru sayısı konu kapsamına uy­gun bir biçimde artırıldığında o testle ilgili
I. Testin birim değeri küçültülerek güvenirliği artırıl­mıştır.
II. Ölçme sonuçlarının içerik geçerliğinin artmasına katkı sağlanmıştır.
III. Ölçme sonuçlan daha kararlı hâle getirilmiştir,
IV. Testin, ölçülmesi istenen davranışları yeterince temsil edebilmesi sağlanmıştır.

Yargılarından hangilerine kesinlikle ulaşılabilir?

A)I ve III        B) III ve IV       C) I, II ve IV      D) II, III ve IV       E) I, II, III ve IV

Çözüm :Bir testte bulunan soru sayısının artırılması duyarlılığı artırır. Yani, testin birim değeri küçültülmüş, daha hassas ölçümler yapa­bilmesi sağlanmıştır. Bu da güvenirliğin artmasını sağlar. Hazırlanan testteki soru sayısı, testin kapsamına uygun bir biçimde artırılıyorsa yani testin kapsam geçerliği (içerik) geçerliğini, dolayısıyla geçerliği artırır. Testin kapsam (içerik) geçerliğinin yüksek olması, ölçülmesi hedeflenen davranışların yeterince temsil edilebildiği anla­mına gelir. Bu bilgiler ışığında I, II ve IV. yargılara kesinlikle ulaşılabilir. Test sonuç­larının kararlılığının belirlenmesi için güve­nirlik belirleme yöntemlerinden test-tekrar test ve paralel testler yöntemi kullanılma­lıdır. Soruda güvenirlik belirlemeyle ilgili bir uygulama bulunmadığından İli. yargıya ulaşılamaz. Cevap C

yatay

39)Orhan Bey dersinde yeni bir konuya başladıktan belli bir süre sonra, öğrencilerine aralıklarla izleme testi uygula­mıştır. Uyguladığı bu testlerin sonuçlarıyla da öğrenci­lerde bulunan kavram yanılgıları, kullandığı yöntem ve tekniklerin etkililiği ile ilgili geri bildirimler almıştır.

Uygulamaları sonucunda Orhan Bey’in aşağıdakilerden hangisini yapması beklenmez?

A) Öğrencilerin gelişimlerini takip etmesi
B) Öğrencilerin Öğrenme güçlüklerini belirlemesi
C) Kullandığı yöntem ve teknikleri gözden geçirmesi
D) Öğrencilerin kavram yanılgılarını giderici etkinlikler yapması
E) Öğrencilerin başarı sıralamalarına göre onlara not vermesi

Çözüm: Orhan Bey’in yaptığı bu uygulamalar biçimlendirici değerlendirme kapsamında ele alınabilir. Biçimlendirici değerlendirmenin,öğrencilerin gelişimlerini talep etmek, on­ların varsa kavram yanılgılarını, öğrenme güçlüklerini belirlemek ve bunları giderici etkinlikler yapmak, kullanılan öğretim yön­teminin etkinliğini saptamak gibi amaçlan vardır. Dolayısıyla Orhan Bey’in A, B, C ve D seçeneklerinde verilenleri yapması beklenebilir. Ancak E seçeneğinde verilen yalnızca biçimlendirici değerlendirmede değil, eğitimde yapılan bütün etkinliklerde öğren­cileri başarılarına göre sıralayıp onlara başarı sıralamalarına göre not vermek yanlış olur. Biçimlendirici değerlendirmenin temel mantığında öğrencileri başarılanna göre sıralamak veya başanlı öğrencilerle daha Fazla ilgilenmek yoktur. Zaten biçimlendirici değerlendirmelerde öğrencilere not ver­mek amaçlanmaz. Cevap E

yatay

40) 10 yaşındaki Osman’ın boyu, genetik bir hastalıktan dolayı yaşıtlarına göre oldukça kısadır. Fiziki görünümü
yüzünden arkadaşları sık sık onunla dalga geçmektedir. Bu duruma çok üzülen Osman, arkadaşları ile yeterince iletişim kuramamakta ve gün geçtikçe içine kapanık bir insan olmaktadır.

Osman’m bu durumu aşağıdaki gelişim ilkelerinden hangisi ile en iyi açıklanır?

A) Gelişimde bireysel farklılıklar vardır.
B) Gelişim yordanabilir bir sıra izler.
C) Gelişim bir bütündür.
D) Gelişim nöbetleşe devam eder.
E) Gelişimde kritik dönemler vardır.

Çözüm: Gelişim her ne kadar farklı alanlarda ele alınsa da bu alanlar birbirinden; bağım­sız değildir. Tüm gelişim alanları birbiriyle: bağlantılıdır. Bu durum “Gelişim bir bütün­dür.” ilkesiyle açıklanır.: Osman’ın fiziksel ;gelişimindeki olumsuzluk sosyal gelişimini: de olumsuz etkilemiş ve İçine kapanık bir birey olmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla farklı gelişim alanları birbirini etkiliyorsa bu durum “Gelişim bir bütündür.” ilkesiyle açıklanır. Cevap C

Devamı >>>>  41 – 60 Arası

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Şifrelerle KPSS Eğitim Bilimleri
odev